Ana sayfa Oyun Mantarı Resident Evil VII: Biohazard Oyun İncelemesi ve GamePlay Videosu

Resident Evil VII: Biohazard Oyun İncelemesi ve GamePlay Videosu

143
Resident Evil VII: Biohazard
Resident Evil VII: Biohazard

Bir korku oyunu furyasıdır gidiyor. Artık kafamızı nereye çevirsek bir korku oyunu… Büyük bütçeli AAA oyunlar, bağışlar vasıtası ile yapılan Indie oyunlar, çerezlik 10 dakikada biten bize küçük kalp krizleri ve zıplatmalar yaşatan yapımlar. 80lerin Hollywood’u nasıl dakikada bir Western filmi çıkardıysa, oyun dünyası da dakikada bir korku oyunu çıkarmaya başladı. Bunların hangileri gerçekten bahsetmeye değer, o tartışmaya açık bir konu ama zaten bugün konuşacağımız şey sektörün neden böyle olduğu değil. Yılların firması Capcom’un vazgeçilmez ismi Resident Evil nasıl oldu da bu furyadan etkilendi?, ve Resident Evil VII: Biohazard için oyun incelemesi ne yönde oldu?, sizler için tüm bunları derledik.

Resident Evil hiçbir zaman benim için ölüp bittiğim bir seri olmadı ama bu demek değil ki kendisinden bahsedilmeye değmez. Çok rahatlıkla kendini klasiklere yazdırmayı başarmış bu serinin çizgisi her zaman aynıydı. Baba gibi bir baş karakterimiz vardır, zombi kıyametine benzeyen bir ortam bulunuyor. Biz bu yaratıkları temizleyerek ve altında yatan komploları açığa çıkararak günü kurtarıyoruz. Basit, eğlenceli ve bizi germeye yetecek yapımlar. Bu senelerce sürdü ama insanlar aynı kalmadı. Amnesia : The Dark Descent ile korku oyunlarına yeni bir soluk geldi ve sektör yeni bir başlangıç yaptı. Artık herkesi kesebileceğimiz ve yer yer bizi hafif bir şekilde gerecek yapımlardan ziyade insanlar atmosferiyle, yaşattığı çaresizlik hissiyle onları koltuklarına çivileyecek ve konsollarını kapattıracak yapımlara yönelmeye başladılar. Capcom da bunu zor yoldan öğrendi. Son iki Resident Evil oyunu yüzlerini pek güldürmeyince firma da yeni bir başlangıç yaptı ve oyunculara istediklerini verecek olan oyun Resident Evil VII: Biohazard’ı sundu.

Yeni Bir Başlangıç

Resident Evil VII: Biohazard diğer Resident Evil oyunlarından bayağı farklı. Bu farklılıklar girmeden önce oyunun hikayesine bir bakalım.

Ethan, karısı Mia’yı kaybettikten sonra hayata küsmüş bir adamdır. Her ne kadar hayatına devam edebilmişse de bu kaybını hiç atlatamamıştır. Karısını kaybettikten 3 sene sonra birden bir e-mail alır ve gözlerine inanamaz. Çünkü mail karısından gelmiştir ve kendisinin Louisiana’da bir çiftlik evinde olduğunu ve Ethan’dan onu gelip almasını istemektedir. Kafası soru işaretleriyle dolu olsa da karısının hayatta olduğunu öğrenen Ethan o sevinç ve heyecanla arabasına atladığı gibi karısını almaya o adrese gider ama bir gariplik vardır. Ev terk edilmiş gibidir ama elektriği ve suyu nedense kesilmemiştir. Evi biraz araştırdıktan sonra karısını bulur ama Mia’da bir gariplik vardır. Başta son derece korkmuş bir kız olarak Ethan’la evden kaçmaya çalışsa da bir anda bir değişim geçirir ve Ethan’ı öldürmeye çalışır. Ethan yaşadıklarına anlam veremezken hayatta kalmak için Mia’yı istemeyerek de olsa öldürür ama Mia ölmüyordur.

En son bir boğuşmadan sonra Ethan kendisene elektrikli testere ile saldıran Mia’yı bulduğu tabanca ile durdurmayı başarır. Tam evden kaçacakken kendisine sadece ‘’Aileye hoş geldin evlat’’ diyen bir adam tarafından okkalı bir yumruk ile bayıltılır. Gözlerini açtığında Baker ailesinin sofrasında sandalyeye bağlanmış bir haldedir ama ailede bir tuhaflık vardır. Deforme olmuş görünüşleri ve yedikleri iğrenç şeyler Ethan’ı çok korkutmuştur ve aynı şeylerden ona da yedirmeye çalışırlar. Polisin gelmesiyle sofradan kalkan Ethan ailenin boşluğundan faydalanarak bağlandığı yerden kurtulur. Ethan bu yerde hayatta kalmak için kaçmalı, saklanmalı, dövüşmeli ve ailenin ve evin sırlarını açığa çıkartmalıdır. Hayatının belki de en uzun gecesinde de Ethan’ın kontrolü biz oyuncuların elindedir.

Fena olmayan bir başlangıç, fena olmayan bir hikaye. Ethan gibi aynı biz de başta hiçbir şeye anlam veremiyoruz ama gizemler açığa çıktıkça neyin neden olduğunu anlıyoruz ve hikaye kafamızda daha iyi oturmaya başlıyor. Oyun anlatım konusunda iyi. Ne kötü ne de mükemmel sadece iyi. Öncelikle hikayeyi anlatmak için oyun bize göstermeyi seçiyor. Oyunun belli yerinde bulduğumuz video kasetler vasıtasıyla oyun hem bize evde yaşananları hem de yeni bir oyun mekaniğini anlatıyor ki bu güzel bir yöntem. Tabi yine okunacak bir sürü materyal var ama hikayeyi anlamak için bunları okumakla yükümlü değiliz. Bunlar sadece daha detaylı anlamak isteyenler için bir ek açıklama gibi. Kısacası oyun, hikaye ve anlatım konusunda başarılı, tek şikayetim daha güzel bir son beklerdim. Fazla spoiler vermeden hikaye kısmını kapatıyor ve oynanışa geçiyorum.

Oynanış Mekanikleri

Resident Evil VII: Biohazard, serinin diğer oyunlarından farklı olarak bir ‘third person shooter(TPS)’ değil, bir ‘first person shooter(FPS)’. Yani biz her şeyi karakterimizin gözünden görüyoruz. Bu yeni bir başlangıç yapmak isteyen Capcom’un ilk büyük adımı. Yeni korku oyunlarında atmosferi daha iyi verebilmek için herkes FPS tarzına yöneldi ve bu büyük bir oranda oyuncular tarafından sevildi. Capcom da bu düşünceyle oyunu FPS olarak hazırladı ve bu şekilde oyun kendini kabul ettirdi. Her ne kadar eski Resident Evil fanları bunu saçma bulsa da değişen korku oyunlarına ayak uydurması Resident Evil VII’yi başarılı kıldı.

Oyun temel olarak 5 oynanış elementi içeriyor. Bunlar kaçmak, saklanmak, dövüşmek, bulmaca çözmek ve ‘crafting’ yani topladıklarımızla bir şeyler yaratmak. Oyun zevkinizi fazla baltalamamak için çok detaya girmeden bunları basit bir şekilde anlatacağım. Oyunda bizi kovalayan aile bireyleriyle savaşabiliyoruz ama bunu yapmanın acı sonuçları ve çok büyük kayıpları olacağından burada kaçma ve saklanma mekanikleri devreye giriyor. Evin her bölgesinde bir aile ferdi bulunuyor ve bu bölgede devriye geziyorlar yani sürekli diken üstündesiniz. Sizi fark ettiklerinde ise küçük küçük kaçma sekansları başlıyor ve başarılı şekilde saklanırsanız son buluyor. Tabi onlarla savaşmayı seçerseniz kısıtlı olan cephaneniz hemen bitiveriyor ve öldürseniz dahi aile bireyleri tekrar canlanıp ‘’BÖÖÖ’’ diye çıkıyorlar. Neden böyle olduğunu hikaye ilerledikçe anlayacaksınız.

Dövüş mekanikleri ise son derece standart. Bir bıçağınız ve evden bulduğunuz tabanca, tüfek vb. silahlarla yine evde bulduğunuz kurşunlarla sıka sıka gidiyorsunuz. Ama burada ‘crafting’ sistemi devreye giriyor. Evde bulabildiğiniz cephaneler son derece kısıtlı ve yeri geldiğinde çatışmanız ve aile fertleri yaşayacağınız boss dövüşleri için yetersiz. Yine evden bulduğunuz çeşitli malzemeler ile bunları kombin yapıp kendinize can tamamlayıcılar, kurşun ve cephaneler hatta yeni ve daha etkili silahlar yapabiliyorsunuz. Son olarak da evde gitmeniz gereken yerlere gitmek için ufak tefek bulmacalar çözüyorsunuz. Bunlar aşırı zor falan değil. Genelde bir yerden bir şey bulup onu götürmeniz gereken yere götürüp orda bir iki uğraşmanız ile çözülüyor. Oyuna bunların konulma nedeni sadece tempoyu değiştirmek, sizi Sherlock Holmes olmaya davet etmek değil.

Söylemeyi unutmadan bir de oyunda senaryo gereği bulduğunuz video kasetler var. Bunlar hem hikayeyi anlamanız hem de yeni bir oyun mekaniğini size öğretmek için kullanılan interaktif öğeler yani videoda oynayan karakter de yine siz oluyorsunuz. Oynanış bakımından oyun gayet zevkli. Hem oyuncuların istediği gerilim ve çaresizliği size yaratıyor hem de delikanlı gibi dövüşmek isteyenlere bu imkanı sunuyor. Capcom yeni bir başlangıç yapayım derken eski oyuncuları hiçe saymamış ve bu da oyunun değerini yükseltiyor.

Teknik Özellikler

Son olarak Resident Evil VII: Biohazard için teknik özelliklerden de bahsedeyim. Oyun grafiksel olarak göz alıcı bile diyebilirim. Işıklandırma, detay ve doku düzeyleri çok güzel. Grafikler güzel olunca oyun zaten başarılı olan atmosferi size daha da iyi yaşattırıyor ve sizi içine çekiyor. Tabi bu denli gerçekçi grafikler olması oyunu daha korkunç yaptığından sizleri bir uyarayım . FPS bir oyun olduğu için korkutucu her sahne ile burun buruna geliyorsunuz ve güzel grafikler sizi yerinize mıhlıyor.

Teknik anlamda şikayet edebileceğim 2 konu var. Birincisi oyunda birkaç adet hataya denk geldim. Bunlar oynayışınızı kötü etkilemiyor sadece atmosferden sizi birazcık olsa da koparıyor ve gözünüz oraya takılıyor. Diğeri ise bilgisayar için olan yüksek  sistem gereksinimleri. Malum herkeste canavar bir Gaming PC yok ve bu oyunu en yüksek grafik ayarlarında oynamak için güçlü bir sisteme ihtiyacınız var ama  oyunu rahat oynamak konusunda sıkıntınız olmasın orta ve düşük ayarlarda oyun test ettiğim birkaç sistemde oyun güzel sonuç verdi. Yani minimum sistem gereksinimi sadece biraz şişirilmiş çünkü oyun güzel çalışıyor.

Ve son olarak..

Evet, Resident Evil VII: Biohazard oyun incelememizin sonuna geldik. Oyun hikaye, atmosfer, oynanış ve teknik detayların hepsinden tatmin edici bir deneyim sunuyor. Capcom güzel bir şekilde yeni bir başlangıç yapmış. İsteyene korkarak kaçacak delik arayacağı, isteyene adam gibi dövüşebileceği gayet güzel ve dengeli bir sistem kurmuş. Eğer siz de korkarak eğlenenlerdenseniz Resident Evil VII: Biohazard sizin için kaçırmamanız gereken bir yapım. Oyun hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz veya bir bakayım nasıl bir oyunmuş bu derseniz aşağıdaki gameplay videosunu izleyebilirsiniz. Sağlıcakla kalın, hepinize iyi oyunlar.

OYUNUN NOTU: 8.8/10

Resident Evil VII: Biohazard GamePlay

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here